Vefatının 7. Yılında Şule Yüksel Şenler!

TAYYİP–EMİNE ERDOĞAN ÇİFTİNİ TANIŞTIRMASI Şule Yüksel ŞENLER, “Recep Tayyip Erdoğan ve Emine Erdoğan çiftinin tanışma hikayesini şöyle anlattı:"1967 - 1968 yıllarında Emine Hanım'la tanıştık. Çok aktif, kültürel sahalarda çalışmasını seven birisiydi. Beraberliğimiz ve çalışmamız oldu. Ben tesettüre gireli birkaç yıl olmuştu.

30 Ağu 2026, 18:49 · 1,024 görüntülenme

Şule Yüksel ŞENLER, “Recep Tayyip Erdoğan ve Emine Erdoğan çiftinin tanışma hikayesini şöyle anlattı:"1967 - 1968 yıllarında Emine Hanım'la tanıştık. Çok aktif, kültürel sahalarda çalışmasını seven birisiydi. Beraberliğimiz ve çalışmamız oldu. Ben tesettüre gireli birkaç yıl olmuştu. Emine Hanım ile Tayyip Bey'in karşılaşmalarına ben neden oldum. Erbakan Taksim'de konuşuyordu. Tayyip Bey anons yapıyordu. Yine coşturucu şiirler okuyup gelenleri takdim ediyordu. Biz ön sıradaydık. Karşılıklı bir çekim oldu. Sonra Emine'ye 'Ne oldu yüzün kızardı' dedim. O da 'Ben o zatı rüyamda gördüm. Benim onunla evleneceğim söylendi' diye yanıt verdi. Ben de Tayyip Bey'le konuştum. Onun da niyeti olduğunu anlayınca birliktelikleri böylece başlamış oldu.."

HAYATI

Yazar, (D. 29 Mayıs 1938, Mersin – Ö. 28 Ağustos 2019, İstanbul). Altı çocuklu bir ailenin büyük kızı olarak dünyaya geldi. Ailevi nedenlerle ortaokul ikinci sınıfta iken öğrenimini yarıda bırakarak kendi kendisini yetiştirdi. Yazı hayatına Safa Önal’ın çıkardığı Yelpaze (1958-60) dergisinde yayımlanan bir hikâyesi ile başladı. Daha sonra Gökhan Evliyaoğlu ve Peyami Safa gibi devrin ünlü isimlerinin bulunduğu Yeni İstiklal gazetesinin gençlik köşesinde yazmaya başladı. Aynı dönemde resim ile müzik dersleri aldı. Ney ve kanun çalmayı öğrendi. İlk düşünce yazıları Faruk Nafiz Çamlıbel’in çıkardığı Kadın Gazetesi’nde (1961-63), “Duyuşlar-Görüşler” başlığı altında yayımlandı. Kadın olduğunun anlaşılması için, “Yüksel”in önüne “Şule” ismini ekledi Ayrıca, Ankara’da yayımlanan Medeniyet, Erzurum’da Ahmet Polat’ın çıkardığı Hür Söz gazetelerinde makale, şiir ve hikâyeleri çıktı. 1965 yılında, o zamana kadar benimsemiş olduğu Batılı modern yaşam tarzını terk ederek dindar bir hayata yöneldi. Yeni dönemindeki yazıları 1966 yılından itibaren Yeni İstiklâl, Babı alide Sabah (kadın sayfaları hazırladı), Bugün (günlük fıkra, 1967) gazetelerinde yer aldı. Kardeşi Özer Şenler ile birlikte çıkardığı Seher Vakti dergisinde İslami örtünmeye teşvik eden resim, yazı ve şiirlerin yer aldığı kadın sayfaları düzenledi (1969).

4 Haziran 1973'te Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesindeki bazı olaylarla ilgili davaya, sıkıyönetim bir numaralı mahkemesinde devam edilmiş ve yazar Şule Yüksel Şenler tanık olarak dinlenmişti. 2018 yılında Prof. Dr. Necmettin Erbakan Ödülleri Düşünce-Edebiyat Ödülüne layık görüldü. Aynı yıllarda çeşitli il ve ilçeleri dolaşarak “İslâm’da Kadının Yeri ve Mükellefiyetleri”, “Türkiye’de Manevi Buhran” ve “Dün, Bugün, Yarın” konulu konferanslar verdi. Konuşmaları, özellikle öğrenim çağındaki genç kızların örtünmeyi benimsemelerinde etkili oldu. Yazı ve konuşmaları nedeniyle hakkında çok sayıda dava açıldı. 1971 yılında, bir yazısında dönemin cumhurbaşkanına hakaret ettiği iddiasıyla mahkûm edildi ve bir süre hapis yattı. Onun dışında açılan davalardan beraat etti. Yazıları daha sonra Millî Gazete (1974), Mektup (1988-89), Vahdet (1988-89) gazete ve dergilerinde yer aldı. Büyük ilgi gören Huzur Sokağı romanının ilk cildi, Birleşen Yollar adıyla sinemaya uyarlandı (1970). Filmin başrollerinde Türkân Şoray ve İzzet Günay yer aldı. 2012 Yılında ise aynı isimli Huzur Sokağı romanı dizi oldu. Beğeni kazandı.

Vefatı: 1960'lı yıllarda gazete yazıları ve konferanslarıyla ün kazanan gazeteci yazar Şule Yüksel Şenler, 28 Ağustos 2019 günü akşam saatlerinde İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede vefat etti. Şule Yüksel Şenler’in cenazesi 29 Ağustos 2019 Perşembe günü Eyüp sultan Camii'nde öğlen vakti kılınan cenaze namazından sonra, merhumun vasiyeti gereği Eyüp Sultan Mezarlığında toprağa verildi. Cenaze törenine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte bakanlar ve milletvekilleri yanı sıra kalabalık bir vatandaş grubu da katıldı. Cenaze namazı öncesi, manevi kızı Ayşe Yosun kaya, yakınları ve AK Parti İstanbul Milletvekili Ravza Kavakçı, Şenler'in tabutu başında bekledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Cenazede Duygu Yüklü Konuşma şöyle başladı: “Okumakla, yazmakla, hakkı ve hakikati konuşmakla geçen ömrü dün nihayete erdi. Pek çok kadının ve elbette erkeğin hayatında dönüm noktası olacak bu azim, mücadele, inanç abidesini son yolculuğuna rahmetle, salavatla, şükranla, hüzünle uğurluyoruz. Geride bıraktığı miras son derece anlamlıdır. Yaşadığı dönemde STK hareketlerini İslami kesimde en öne çıkarabilen isimlerinden bir tanesi olmuştur. Şule hanımefendi. Yürüttükleri mücadele gerçekten adeta genç kızlarımız için bir idolü de ortaya koymuştur. Seher Vakti dergisiyle de o zamanlar İslami kesimde kalemşörlerin yer aldığı bir dergi olması bakımından, özellikle malum bazı çevreleri rahatsız etmesi, bizi de mutlu etmesi bakımından çok çok önemlidir. Tamamen kendi iradesiyle yöneldiği hak ve hakikat, onu duruşuyla, kararlılığıyla kendi neslinin dikenler arasında açan bir gülü haline getirmiştir. Nice genç kızımızın inancından taviz vermeden okumasına, ilim ve hikmetle buluşmasına, milletimize hayırlı bireyler haline gelmesine, çevresini de etkileyen bir konuma ulaşmasına vesile oldu. Şule Hanımefendi kitaplarıyla, yazılarıyla, gençlerimize yönelik sayısız konferanslarıyla ülkemizin dört bir yanını dolaşmak suretiyle verdiği konferanslarıyla on binlerce insanımıza en zor zamanda cesaret verdi. Türkiye'nin, darbecilerin ve vesayetçilerin pençesinde kıvrandığı mücadele, böyle bir insanın yolunun hapishanelerden geçmemesi tabii ki düşünülemezdi. Şule Yüksel Şenler'i zindana atanların, yoluna dikenler döşeyenlerin hiçbiri bugün hatırlanmıyor. Ama Şule Hanımefendi inşallah nesiller boyu hayırla yaad edilmeye devam edecek. Kendisine Allah'tan rahmet diliyorum. Yakınlarına, sevenlerine, yetiştirdiği nesillere ve tüm milletime baş sağlığı dileklerimi sunuyorum. Rabbim inşallah kendisini Hatice validemize, Ayşe validemize komşu kılar.” Müze ve Kütüphane Açılacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İnşallah Şule Yüksel Şenler Hanımefendi adına bir kütüphane ve müzeyi de en yakın zamanda açmak suretiyle, burada hem kütüphanede, müzede hemhal olmak hem kabrini ziyaret etmek suretiyle de inanıyorum ki kendilerini kabrinde çok daha mutlu etme fırsatını bulacağız." diye konuştu. (Ve bir dönem sonra Eyüp Sultanda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımı ile Şule Yüksel Şenler Vakfı hizmet binası açılış töreninde yaptığı konuşmada, eserleri, kitapları, konferansları ve destansı mücadelesiyle yakın tarihe silinmez izler bırakan Şule Yüksel Şenler'i rahmet ve özlemle yaad ettiğini söyledi.)

Şule Yüksel İçin Ne Dediler? "Fikirleri ve mücadelesiyle mümince bir duruşa öncülük eden, ömrünü Kur’an ve sünnet çizgisinde, güzel ahlak sahibi, iffet ve onur timsali bir nesil için adayan muhtereme Şule Yüksel Şenler Hanımefendi’ye Allah’tan rahmet, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.”(Diyanet İşleri Başkanı-Prof. Dr. Ali Erbaş taziye mesajından)

“Şule Hanım, bu toprağın bağrından çıkmış ve pek çok konuda ilkleri yaşamış, bir "örnek" isim. 60’lı yılların Türkiye’sinde toplum bir kadının genç kızın başörtülü gazetecilik yaptığına, yurt çapında seri konferanslar verdiğine şahitlik ediyor, başörtülü kadının ilk mahkemesini ve ilk mahkûmiyetini şaşkınlıkla izliyordu. Kâh hüzün ve acıyla, kâh sevinç ve coşkuyla Şule Yüksel şahsında satır satır bir çığır öyküsü yazılıyordu...”(Demet Tezcan)

BAZI GÜZEL SÖZLERİ:

-Hırs, sebep-i hüsrandır.

-İçinden” Allah’ım beni senden uzaklaştıracak sevgiyi kalbimden sök al.. Beni sana bağlayacak sevgiyi ver kalbime” diye dua ederek yerinden doğruldu.

-Ey insan kendini oku. İnsanın kendini okuyabilmesi için mutlak surette iman nuruna ihtiyacı vardı. Çünkü bütün sırlar o nur ile çözülebilirdi artık.

-Hayatta en sevmediğim şey, münakaşadır.

-Kalp temizliği ancak Allah'ın emirlerini yerine getirmekle olur.

-İstanbul, her mevsimde ayrı bir güzelliğe sahiptir. Onun soğuk karlar altında bile sıcak, sımsıcak bir sevimliliği ve şirinliği var.

-İnsan vücudu. Ne muazzam, ne hassas bir makine. Ya bu makinenin mühendisi, ustası? İnsan vücudu. Her sahifesi binlerce hikmetle dolu, eşsiz bir kitap. Ya o kitabın katibi? İnsan vücudu... Her zerresi ayrı bir motifle işlenmiş, ne ince bir nakışlar manzumesi... Ya o nakışın nakkaşı? İnsan vücudu. Hiçbir mimarın, hiçbir mühendisin, hiçbir ustanın, hiçbir sanatkarın ve dünyadaki hiçbir kudretin meydana getirmeye muktedir olamadığı, ne büyük, ne ince ve ne şahane bir sanat eseri. Peki, ya onun sanatkarı?

ESERLERİ:

-Hidayet (1969),                                                -Gençliğin Izdırabı (1970, 2005),

-Bize Ne Oldu? (1970, 2016),                         -Bir Bilinçli Öğretmene (1970)

-Sağ El (1970),                                                   -Yılanla Tilki (1970),

-Huzur Sokağı (1970, 1973, 2000, 2016),     -Her Şey İslâm İçin (1974, 1975),

-Duyuşlar (1975),                                              -İslâm’da ve Günümüzde Kadın (1975),

-Uygarlığın Gözyaşları (1990,1997),              -Kız ve Çiçek (1990, 2004),                   

 -Hidayet (2016),                                               -Kadın ve Evlilik (2017).

Kaynaklar: Bu bölüm hazırlanırken aşağıdaki kaynaklardan faydalanılmıştır.

www.biyografya.com; www.diyanethaber.com.tr; www.fikriyat.com; www.yeniakit.com.tr; TDE Ansiklopedisi (c. 8, 1976-98), İhsan Işık / Yazarlar Sözlüğü (1990, 1998) - Türkiye Yazarlar Ansiklopedisi (2001, 2004) -Resimli ve Metin Örnekli Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi (2006, gen. 2. bas. 2007) - Ünlü Kadınlar (Türkiye Ünlüleri Ansiklopedisi, C. 4, 2013) - Encyclopedia of Turkey’s Famous People (2013), Demet Tezcan / Bir Çığır Öyküsü / Şule Yüksel Şenler (2007), 

Vefatının 7. Yılında Merhumeye Allahtan rahmet diliyor. Milletimize ve ailesine sabırlar diliyorum.

Bu yazı, Mehmet Mete- Hikmet Yolcuları- (25 biyografi) kitabından alıntıdır.

Mehmet METE

SANATÇI/ YAZAR

 

Yorumlar

Henüz onaylanmış yorum yok. İlk yorumu siz yazın.