Mehmet METE
Mehmet METE
Tasavvuf Musiki Sanatçısı/ Yazar/ Emekli İmam Hatip
Tüm Yazıları

Kuran'da Kıssalar ve Özellikleri

09 Eyl 2026, 13:28 · 357 okunma
Kuran'da Kıssalar ve Özellikleri

     “Kur’an’ı Kerim, bütün insanlığı en doğru yola, hidayete eriştirmek için gönderilmiş bir kitaptır.” (İsra 17/9)

     “Kur’an, insanları hidayete, dünyada ve ahirette huzura sevk ederken çeşitli metotlar uygulamaktadır. Bu metotlardan bir kaçı da Hikmet ve güzel öğüttür.” (Ali İmran 3/138)

“Bu metodu uygularken Kur’an, Hikmet ve öğütle yaşanmış olayları etkili bir üslupla anlatmış, insanlığın başına benzer olaylar gelebileceğini hatırlatmıştır. Kıssalarda sözü edilen şahıs, olay, hadise, yer ve zaman unsurlarıyla sunulmak istenen hedefler, dolaylı bir anlatım ile geliştirilmek istenen bilinçler esas kabul edilmektedir. İşte bundan dolayı insanlık, Kıssalarla kendini ve toplumunu sorgulama imkânı bulur daha sonra onları dünyadaki yaşamı ve geleceği ile vereceği kararlarında mihenk taşı kabul eder. Dolayısıyla, Kur’an Kıssalarında verilmek istenen mesajı algılamak, insanlığın kurtulması ve Yaratıcısını tanıması açısından çok önemlidir.” (1) “ Kıssa: Kur’an’da “bir kimsenin izini sürüp ardınca gitmek”, diğer birçok yerde ise “Peygamberlerin Hikâyelerini anlatmak, haber nakletmek, hakkı, ayeti, rüyayı açıklamak, anlatmak” gibi anlamlarda kullanılmıştır. ( Yusuf 12/35; Nahl 16/118; Kehf 18/13; Taha 20/99 ) Aynı kökten gelen kısas kelimesinin asıl anlamı ise iki kişiden her birinin diğerinin izini takip etmesidir. Bir fiil ve cezanın iki taraf için de geçerli (izlenmiş) olması sebebiyle bir terim anlamı kazanmış olup Kur’an’da dört yerde geçmektedir. (Bakara 2/178, 179,194; Maide 5/45)

Mahiyetleri itibariyle Kur’an kıssaları üçe ayrılır:

1. Tarihi kıssalar: Âdem ve Âdemin iki oğlu, Nuh, Hud, Salih, Lut, İbrahim, İsmail, İshak, Yâkub, Yusuf, Şuayb, Musa, Davud, Süleyman, Eyyub, Yunus, Zekeriyya, Yahya ve İsa gibi peygamberlerin (a.s) kıssalarıdır. Bunlardan özellikle Yusuf, Âdem, Musa ve İsa’ya ait olanlar geniş yer tutar.

Bazı şahsiyetlerle hadiselere dair kıssalar da bu kategoriye girer. Üzeyir, Lokman, Zülkarneyn, Firavun, Nemrud, Karun, Ashab-ı Kehf, Ashabü’l-karye, Ashabü’l-fil, Ashabü’l-Uhdud gibi.

 2. Kur’an’ın nüzulü sırasında meydana gelen olaylar: Kur’an’da bu olaylar da kıssa formunda anlatılmıştır: “İsra, Mirac, Hicret, Ahzab, Bedir, Uhud, Hendek, Huneyn, Hamraü’l-Esed, Tebük savaşları ve seferleri, Bey’atürrıdvan ve Hudeybiye Antlaşması gibi.”

 3. Gaybi kıssalar: Bunlar yedi ayrı surede anlatılan Âdem’in yaratılışı kıssasıyla kıyamet sahneleri, ahiret, cennet, cehennem, buralara girecek olanların durumu ve haberleri olup ibret için kıssa formunda anlatılmıştır. Kur’an, insanlara doğruyu göstermek için indirilmiş, doğru yol ile yanlış yolun arasındaki farkı, açık delilleri göstermek için gelmiştir. Kur’an, tebliğ ve irşat özelliğine sahip ilahi bir kitaptır. O, bir rahmet, bir öğüt, bir Hikmet ve hidayet kaynağıdır.”(2)

      “Kur’an’da geçen Kıssalar Kur’an’ın büyük bir bölümünü oluşturur. Bu kıssalarda Kur’an, kendisini açıklar ve yorumlar. Hem hayata geçirilecek biçimde olayları somutlaştırır hem de Kıssaları önemli bir vasıta olarak kullanır. Geçmişten günümüze kadar ve kıyamete kadar gelecek zamanlarda insanlara doğruları algılama imkânı tanır. Dolayısıyla Kıssalar, müjdeleme, korkutma, terbiye etme, geçmişten haber verme, akide ve ibadetlerin esasını bildirme ve güzel ahlakı tanıma açısından son derece önemlidir.” (3) Şunu da özellikle belirtelim ki: Kur’an’ı Kerim, bir mesel kitabı değildir. Evet, Kur’an’ın bir kısmını kıssalar oluşturur ama bunlar tesadüfen değil Rabbimizin bu kıssalarda anlatmak istediği nasihatlar vardır. Kur’an’da geçmiş peygamberlerden bahsederek gelecek nesilleri bu kavimlerden ibret almaya davet eder. Kıssası geçen peygamberler ile kavimleri arasındaki yaşananlara dikkat çeker ve onların hatalarını tekrar etmememiz için bizlere dersler verir.

     Kur’an, hem olayları kıssa halinde anlatır hem de olayları zihnimizde yaşatır ve oradan bizlere öğüt, tebliğ ve irşatlarda bulunur. Yani asıl gaye, Hikâye anlatmak değil insanlara iman ve Salih amel sahibi olmayı ve yaşanan bu kıssalardan ibret alıp hayatı öğretmektir. Geçmiş toplumlarda inkâra sürüklenen ve helak olan kavimlerden dersler almaktır. İsmi geçen o güzel peygamberleri örnek almaya teşviktir. Kur’an-ı Kerim, muhatabı olan insanların yaşantılarındaki ön yargıları ve itirazları bertaraf edip sahih bir imana yöneltmek için geçmiş toplumlardan kıssa ile öğütler verir ve zor olan daveti kişilere kolaylaştırır. Zaten kıssanın tarifinden de anlaşılacağı gibi, geçmişte gerçekleşen fakat unutulan olayları doğru bir biçimde tekrar anlatarak, insanların zihninde yaşatarak onların ders almalarını sağlamaktır. Yani kıssalar olayı bazı ince ayrıntıları ile yaşatarak bildirirler. Hz. Âdem, Nuh, Salih, Musa, Yusuf, Süleyman, İsa (a.s) ve Hz Muhammed,  (s.a.s) onun hicreti, miracı, savaşları, aile ve toplum hayatı gibi birçok örnekte olduğu gibi onların yaşamlarında geçen öğrenilmesi gereken, ibret alınması gereken meseleleri kıssa diliyle anlatan Kur’an-ı Kerim, bazen de Lokman, Üzeyir, Zülkarneyn ve Meryem gibi bazı Salih, veli kullardan da bahsederek onların güzel örnek davranışlarını, nasihatlerini insanlığa armağan eder. İşte ele aldığımız Lokman’ın kıssası da bunlardan biridir. Rabbimiz, bu surede Lokman’ın evladına Hikmetli nasihatlerini anlatmış ve kıyamete kadar gelecek tüm insanlığa dikkat edilmesi gereken hususları bildirmiştir. Bu kıssada yine tevhid, şükür ve Hikmetli öğütler vardır. Bunların yanında bu kıssaları Rabbimiz müthiş bir sanat ve edebiyatla Kur’an’da sunmuştur. Öyle ki, okuyanı sürükleyen güzel bir anlatımı tarzı vardır. Ayrıntılı bilgilere yer verip kişiyi bilgilendiren, farklı, güzel üslupla konuları ele almıştır. Bazen de kıssaların ve peygamberlerin tekrarı ile ibretli ser levhalar yeniden serilmektedir. Kıssalar, kuru bir mesel ve Hikâye gibi anlatılmaz. Kur’an-ı Kerim, adeta olayları canlı, hareketli ve tasvirlerle destekleyerek sanki bugün yaşanmış hissi vererek muazzam bir üslupla sergilemiştir. Bunlardan yola çıkarak, kıssaların birçok gayeleri vardır. Onların bir kısmına kısaca değinelim.

Kur’an kıssalarının bazı amaçları şunlardır:

1-İnsanları tevhide, hakikate ve Hikmete davet etmek.

2-Peygamber Efendimizin (s.a.s) nübüvvetine davet etmek, onu desteklemek ve ispat etmek.

3-Geçmiş peygamberlerin de eziyet ve çileler çektiklerini, sabrettiklerini ve onlara da sabretmenin gerekliliğini anlatmak.

4-İnsanlara geçmiş toplumlarla peygamberleri arasında yaşananları hikâyeleştirerek onlardan ders almalarını sağlamak.

5-Bütün peygamberlerin insanları tek bir dine, yani İslam’a davet ettiklerini göstermek. Zira Kur’an-ı Kerimde "Muhakkak ki bu sizin ümmetiniz bir tek ümmettir (dininiz bir tek dindir); Ben de sizin Rabbinizim. O halde,  (başkasına değil) yalnız Bana kulluk edin." buyrulmaktadır. (Enbiya 48-92)

 6-Dünyaya ve şeytana aldanmamanın gerektiğini öğütlemek.

7-Verilen bunca nimete karşı iman edip Salih amellerle şükretmeye yönlendirmek.

8-“Önceki yaşamış toplumların yaşadıkları olayları düşünüp, kötü ve batıl inanışlarla tanzim edilen hayat kuralları yenilenmesin ve aynı felaketli sonuçlara ulaşılmasın diye tefekkür, tedebbür etmeye ve olaylara ibretle bakmaya yönlendirmek.” (4)

9-İnsanoğlunu geçmiş kıssalarla irşat ederek kalplerini teselli ve takviye etmek.

10-“İnsanoğluna peygamberlerin mucizelerinden ders alıp, Süleyman ve Davud (a.s) gibi madenlerden faydalanmak, sanayi ve maddi kuvveti elde etmek gibi onları ilme teşvik edici sahneleri sunmak.” (5)

Görüldüğü gibi, birçok Hikmeti ve güzelliği barındıran “Kur’an’ın kıssaları, tüm insanlığa bir öğüt alma ve geleceğini düzeltmek isteyen insanlar için önemli işarettir.” (6) (Hac, 22/42-44; Ankebut,29/28) “Kur’an kıssalarındaki rol modeller ise insanlığa büyük bir örnektir. Bunun en güzel örneğini Hz. Peygamber ve onun sünneti oluşturur. Onun güzel ahlakı, olaylar karşısındaki tutumu ve ilişkilerinin tasviri, ümmeti için ve insanlık için örnek bir rol modeldir.” (7)

Dolayısıyla kıssalar, bizlere rahmettir ve çok güzel Hikmetli bir hediyedir. Bu hediyeleri alıp okuyabilmek, onları anlayıp ibret alarak hayatımıza tatbik edebilmek hatta evlat, eş dost ve tanıdıklarımıza aktarabilmek asli görevimiz olmalıdır. Ne mutlu Kur’an-ı Kerimi hayatlarına rehber edinenlere! Ne mutlu Kur’an-ı Kerim ile yol bulanlara! Ne mutlu kıssalardan ibret alabilenlere!

DİPNOTLAR:

1-Kılıç, Sadık, Kur'an Kıssalarının Anlam ve Değeri (IV Kur'an Haftası Kur'an Sempozyumu) sh-77-78

2-Şengül, İdris, Kıssa Bahsi, DİA, c.25 sh-498-501 (TDV)

3-Zuhayli, Vehbe, el Kıssatü’l Kur’aniyyetü Hidayetün ve Beyanün, sh-6,17 Şam 1992

4-Kazdal, İsmail, Kur’an’la Birlikte Düşünmek sh-161 (Birleşik Yay.)

5-Elmalılı, Hak Dini Kur’an Dili-6-355-356 (Eser Neşr. İst. 1971)

6-Şimşek, Said, Kur'an’ı Kerim kıssalarına Giriş, s. 97-99; Mehmet Nuri Güler, Kıssa ve Hukuk, Kur’an Kıssalarının Anlam ve Değerleri, s. 140-143, Ank. 1998 ( Tebliğ)

7-Görgün, Tahsin, "Kur'an Kıssalarının Anlam ve Değeri", IV. Kur'an Haftası Kur'an Sempozyumu, sh-29-31, İst. 1998

Not: Bu yazı Mehmet METE- Lokman Suresinden Hikmetli Nasihatler kitabından alıntıdır.

Mehmet Mete

Sanatçı/Yazar/Emekli İmam Hatip

 

Mehmet METE
Yazar Hakkında
Mehmet METE Tasavvuf Musiki Sanatçısı/ Yazar/ Emekli İmam Hatip Tüm 5 Yazısını Gör